Konut kiraları kadar gündeme gelmeyen iş yeri kiraları, esnafın başına dert oldu. Fahiş kira artışları ve artan maliyetlerden bunalan küçük işletmeler ya kapıya kilit vuruyor, ya da devretmenin yollarını arıyor. Yıllardır aynı sokakta, aynı tabelanın altında hizmet veren İzmirli esnaf, artık hayatta kalmakta zorlanıyor. Küçük esnafın en büyük kalemleri olan kira, elektrik, malzeme ve SGK giderleri son bir yılda yüzde 100’ün üzerinde artarken, gelirler yerinde sayıyor. Bu durumda ‘toplumun orta direği’ olarak nitelenen, toplumsal bünyede önemli bir konuma sahip olan esnaf ve sanatkârlar işyerinin kapısına kilit vurmaya başladı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi’nde her ay yayımlanan açılış-kapanış ilanlarına göre, sadece haziran ayında 348 esnaf sicil terkini yaparak dükkanını kapattı. 10 aylık dönemde, İzmir’de 9 bin 488 tescile karşılık 2 bin 893 esnaf dükkanına kilit vurdu. 10 aylık dönemde açılan her 3 işletmeden biri kapatıldı.
‘Kredi kartıyla yapılıyor’
İzmir’deki bakkalların da 2025 yılı ocak ayından itibaren kapanmaya devam ettiğini aktaran İzmir Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanı Emin Bağcı, “Şu ana kadar yaklaşık 350 bakkal kapattı. Zamlar arka arkaya geldi. Enflasyonun belirli bir eğilimle düşeceği söylense de, fiyat artışları sürüyor. Bu durum esnafın alım gücünü günden güne düşürüyor. Emekli maaşlarına beklediğimiz zam henüz gelmedi. Alım gücü olmayınca piyasa da canlanmıyor. Piyasada hareket olması için para olması lazım. Ama şu an herkes yalnızca temel ihtiyacına dönük alışveriş yapıyor. Alışverişlerin çoğu artık kredi kartıyla yapılıyor, bu da daha çok büyük şirketleri destekliyor. Küçük esnaf bu sistemde para kazanamıyor. Yaz mevsiminden beklenen canlılık da gelmedi. Yani yaz aylarında genelde bir hareket olurdu, ama bu yıl o da yok. Esnaf gerçekten sıkışmış durumda” diye konuştu.
Bu yaz kapatan sayısının, açılan bakkal sayısının iki katı olduğunu belirten Bağcı, “Oysa yazın, özellikle sahil şeridinin geniş olduğu İzmir gibi bir şehirde yeni işyeri açılışlarının fazla olması beklenirdi. Bu yıl tam tersi yaşanıyor. Vatandaş alım yapacak ki esnaf satsın. Ama zincirin her halkası şu anda zayıflamış durumda. Açıkçası çaresiz bir yaz geçiriyoruz. Umutlu olmak zor ama yine de direnen çok insan var. Geleceğe dair güven duygusu kalmadı” dedi.
Açılanın 2 katı kapanıyor
Birçok işletmenin artık odaya bile uğramadan, doğrudan vergi dairesi üzerinden kapanışını yaptırdığını vurgulayan İzmir Lokantacılar ve Gazinocular Esnaf Odası Başkanı Doğan Kılıç, “Özellikle son altı ayda kapananların sayısı artmış durumda. Açılan işletme sayısı çok düşük kaldı. Kapatanların sayısı, açılanların neredeyse iki katı. En büyük sebep yüksek maliyetler. Eskiden günlük 20’den fazla yemek önergesi çıkaran küçük bir lokanta bile artık bunu sürdüremiyor. Çünkü her şey çok pahalı. Kira, elektrik, su, doğalgaz derken bütçeler alt üst oldu. Bu masrafları karşılayamayan esnaf ayakta kalamıyor. Bir başka büyük sorun da personel. Eleman bulmak çok zorlaştı. Yetişmiş personel yok. Varsa da maliyet çok yüksek. Bu da esnafın yükünü artırıyor. Öncelikle KDV uygulamasında adaletsizlik var. Bazı ürünlerde yüzde 1 olması gereken vergi, yüzde 10’a kadar çıkabiliyor. Ayrıca kayıt dışı çalışan çok fazla yer var. İnsanlar iş yeri açıyor ama esnaf odasına kaydolmuyor, sadece vergi dairesine gidip faaliyete başlıyor. Denetim eksik, sistemde boşluklar var” sözlerine yer verdi.
Bir kilo domatesin hâlâ 25-30 lira, limonun kilosunun 100 liraya dayanmış durumda olduğunu belirten Kılıç, “Baharat gibi temel ürünler bile 10 liradan başlıyor. Girdi maliyetlerimiz bu kadar yükselmişken biz zam yapamıyoruz. Çünkü müşteri yok. Zam yapamadığımızda da kâr oranı sıfırlanıyor. Esnaf ayakta kalamıyor. Üstelik sektöre yönelik destekler de yetersiz. Devlet desteği beklerken, üstüne bir de sürekli vergi dairesi denetimleri geliyor. Memurlar sabahtan akşama kadar işyerine girip çıkıyor. Bu da esnafı psikolojik olarak yıpratıyor, rencide ediyor. Zaten zor ayakta duruyoruz, bir de bu şekilde yıpranıyoruz” dedi.
76 çiçekçi kepenk indirdi
Yılbaşından bu yana İzmir’de 76 çiçekçi dükkânının kapandığını belirten İzmir Çiçekçiler Odası Başkanı Kazım Kış, kapanışların temel sebebinin artan maliyetler olduğunu söyledi. “Her ay kapanan esnafların belgeleri bize geliyor. Gelirler azalırken, kira, elektrik, su, sigorta ve özellikle akaryakıt giderleri ciddi şekilde arttı. Bu yükü esnaf taşıyamıyor” dedi. Çiçekçiliğin temel ihtiyaç değil, özel günlere hitap eden bir sektör olduğunu hatırlatan Kış, “Kurumsal firmalar bile artık ‘çiçek göndermeyin’ diyor. Bu da işlerimizi doğrudan etkiliyor. Eskiden en yoğun dönem olan yaz ayları bile bu yıl çok zayıf geçiyor. İşçilik maliyetleri arttı, alım gücü düştü. Mezattan çiçek alıyoruz, satamazsak çöp oluyor. Gidişat iyi değil ama elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu. konusu günümüzde oldukça önem kazanmış bir alan. Bu konuda uzmanlar farklı görüşler ortaya koyuyor. Yapılan son araştırmalar, Konut kiraları kadar gündeme gelmeyen iş yeri kiraları, esnafın başına dert oldu. Fahiş kira artışları ve artan maliyetlerden bunalan küçük işletmeler ya kapıya kilit vuruyor, ya da devretmenin yollarını arıyor. Yıllardır aynı sokakta, aynı tabelanın altında hizmet veren İzmirli esnaf, artık hayatta kalmakta zorlanıyor. Küçük esnafın en büyük kalemleri olan kira, elektrik, malzeme ve SGK giderleri son bir yılda yüzde 100’ün üzerinde artarken, gelirler yerinde sayıyor. Bu durumda ‘toplumun orta direği’ olarak nitelenen, toplumsal bünyede önemli bir konuma sahip olan esnaf ve sanatkârlar işyerinin kapısına kilit vurmaya başladı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi’nde her ay yayımlanan açılış-kapanış ilanlarına göre, sadece haziran ayında 348 esnaf sicil terkini yaparak dükkanını kapattı. 10 aylık dönemde, İzmir’de 9 bin 488 tescile karşılık 2 bin 893 esnaf dükkanına kilit vurdu. 10 aylık dönemde açılan her 3 işletmeden biri kapatıldı.
‘Kredi kartıyla yapılıyor’
İzmir’deki bakkalların da 2025 yılı ocak ayından itibaren kapanmaya devam ettiğini aktaran İzmir Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanı Emin Bağcı, “Şu ana kadar yaklaşık 350 bakkal kapattı. Zamlar arka arkaya geldi. Enflasyonun belirli bir eğilimle düşeceği söylense de, fiyat artışları sürüyor. Bu durum esnafın alım gücünü günden güne düşürüyor. Emekli maaşlarına beklediğimiz zam henüz gelmedi. Alım gücü olmayınca piyasa da canlanmıyor. Piyasada hareket olması için para olması lazım. Ama şu an herkes yalnızca temel ihtiyacına dönük alışveriş yapıyor. Alışverişlerin çoğu artık kredi kartıyla yapılıyor, bu da daha çok büyük şirketleri destekliyor. Küçük esnaf bu sistemde para kazanamıyor. Yaz mevsiminden beklenen canlılık da gelmedi. Yani yaz aylarında genelde bir hareket olurdu, ama bu yıl o da yok. Esnaf gerçekten sıkışmış durumda” diye konuştu.
Bu yaz kapatan sayısının, açılan bakkal sayısının iki katı olduğunu belirten Bağcı, “Oysa yazın, özellikle sahil şeridinin geniş olduğu İzmir gibi bir şehirde yeni işyeri açılışlarının fazla olması beklenirdi. Bu yıl tam tersi yaşanıyor. Vatandaş alım yapacak ki esnaf satsın. Ama zincirin her halkası şu anda zayıflamış durumda. Açıkçası çaresiz bir yaz geçiriyoruz. Umutlu olmak zor ama yine de direnen çok insan var. Geleceğe dair güven duygusu kalmadı” dedi.
Açılanın 2 katı kapanıyor
Birçok işletmenin artık odaya bile uğramadan, doğrudan vergi dairesi üzerinden kapanışını yaptırdığını vurgulayan İzmir Lokantacılar ve Gazinocular Esnaf Odası Başkanı Doğan Kılıç, “Özellikle son altı ayda kapananların sayısı artmış durumda. Açılan işletme sayısı çok düşük kaldı. Kapatanların sayısı, açılanların neredeyse iki katı. En büyük sebep yüksek maliyetler. Eskiden günlük 20’den fazla yemek önergesi çıkaran küçük bir lokanta bile artık bunu sürdüremiyor. Çünkü her şey çok pahalı. Kira, elektrik, su, doğalgaz derken bütçeler alt üst oldu. Bu masrafları karşılayamayan esnaf ayakta kalamıyor. Bir başka büyük sorun da personel. Eleman bulmak çok zorlaştı. Yetişmiş personel yok. Varsa da maliyet çok yüksek. Bu da esnafın yükünü artırıyor. Öncelikle KDV uygulamasında adaletsizlik var. Bazı ürünlerde yüzde 1 olması gereken vergi, yüzde 10’a kadar çıkabiliyor. Ayrıca kayıt dışı çalışan çok fazla yer var. İnsanlar iş yeri açıyor ama esnaf odasına kaydolmuyor, sadece vergi dairesine gidip faaliyete başlıyor. Denetim eksik, sistemde boşluklar var” sözlerine yer verdi.
Bir kilo domatesin hâlâ 25-30 lira, limonun kilosunun 100 liraya dayanmış durumda olduğunu belirten Kılıç, “Baharat gibi temel ürünler bile 10 liradan başlıyor. Girdi maliyetlerimiz bu kadar yükselmişken biz zam yapamıyoruz. Çünkü müşteri yok. Zam yapamadığımızda da kâr oranı sıfırlanıyor. Esnaf ayakta kalamıyor. Üstelik sektöre yönelik destekler de yetersiz. Devlet desteği beklerken, üstüne bir de sürekli vergi dairesi denetimleri geliyor. Memurlar sabahtan akşama kadar işyerine girip çıkıyor. Bu da esnafı psikolojik olarak yıpratıyor, rencide ediyor. Zaten zor ayakta duruyoruz, bir de bu şekilde yıpranıyoruz” dedi.
76 çiçekçi kepenk indirdi
Yılbaşından bu yana İzmir’de 76 çiçekçi dükkânının kapandığını belirten İzmir Çiçekçiler Odası Başkanı Kazım Kış, kapanışların temel sebebinin artan maliyetler olduğunu söyledi. “Her ay kapanan esnafların belgeleri bize geliyor. Gelirler azalırken, kira, elektrik, su, sigorta ve özellikle akaryakıt giderleri ciddi şekilde arttı. Bu yükü esnaf taşıyamıyor” dedi. Çiçekçiliğin temel ihtiyaç değil, özel günlere hitap eden bir sektör olduğunu hatırlatan Kış, “Kurumsal firmalar bile artık ‘çiçek göndermeyin’ diyor. Bu da işlerimizi doğrudan etkiliyor. Eskiden en yoğun dönem olan yaz ayları bile bu yıl çok zayıf geçiyor. İşçilik maliyetleri arttı, alım gücü düştü. Mezattan çiçek alıyoruz, satamazsak çöp oluyor. Gidişat iyi değil ama elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu. ile ilgili yeni bulgular ortaya çıkardı. Gelecekte bu alanda daha fazla gelişme bekleniyor.